1. Ana Sayfa
  2. Film
  3. Pk (PeeKay) İnceleme ve Yorumlama
Trendlerdeki Yazı

Pk (PeeKay) İnceleme ve Yorumlama

pk-inceleme

Üstüne konuşulması “cıs” olan konu ile ilgili yapılmış bir filmi incelemek istiyorum müsadenizle; PK İnceleme

Daha gösterime girmeden önce ortalıkta karışıklık yaratan, gösterim sonrası mahkemelere dava edilmek üzere bir sürü başvuruda bulunulmasına neden olan bu filmin ilk 3 afişi yayınlandıktan sonra 4. afiş için bir kampanya başlatılmış . 10 kişilik WhatsApp grupları kurulması ve bu gruplara PK’nin de numarasını eklerlerse 4. afişin görülebileceğini ileri süren bir kampanya yapılmış. Sonrasının ne olduğuna dair bir şey öğrenemedim. 

İnsanların dinleri ne kadar çıkarları için kullandığını gözler önüne sermeyi amaçlayan Aamir Khan bu filmden sonra dinsizlikle suçlansa da daha film çekilmeden önce annesiyle Hacca gitmiş olması onun karalama kampanyalarına yem olmasını engelleyememişti. 

3  İDİOTS‘un da yönetmenliğini yapmış ve bu filmin de hem yönetmenliğine hem de senaristiliğine imzasını atan kişi Rajkumar Hirani iken baş rolde Bollywood filmlerinin dünyaya tanıtılmasında büyük etkisi olan ve insanların her daim ikiye bölünmesine neden olan Aamir Khan ve Anushka Sharma yer alıyor. 2014 yılında vizyona giren film hala ilk günkü etkisini izleyiciler üstünde koruyor.

Pk (PeeKay) Konusu Nedir?

PK TRAİLER

Uzak bir gezegenden Dünya’ya ziyarete gelen bir uzaylının dönüş cihazını çaldırdıktan sonra cihazı bulmak için arayışa girmesi sonucu bir yabancı kendisine “Tanrı bilir” cevabı verir. Bu cevaptan sonra Pk’nin “Gerçek Tanrı”yı arayışına odaklanan film insan davranışlarını, insanlığın Tanrı / Yaratıcı kavramlarını ne denli aşağılara indirgediğini, dinleri nasıl da çıkarları için kullandığını biraz felsefe katarak, komedi ile harmanlayarak üstüne de bir parça aşk ekleyerek bizlere anlatmaya

Pk (PeeKay) İnceleme ve Yorumlama

FilMatik olarak çok fazla kullandığımız şu uyarıyı ben de yapayım. Bu kısımdan sonraki her cümle SPOİLER niteliğinde olabilir. Dikkatli olun! 

Bir gün elinize “Tanrı kayıp” yazılı broşür gelse ne yapardınız? Bu film ilk başta sadece dinleri ve kültürleri sorguluyor gibi görünse de; temelinde “Tanrı şuan nerede, neden biz kullarını duymuyor” sorunsalına da inceden inceden değiniyor. (Tanrı tatile çıktı mottosuyla sezonlar boyu gönlümüzü, gözümüzü bayram ettiren Winchester kardeşseverleri de şöyle yamacıma alayım 😁 )

Rajasthan adlı bir gezegende bilim adamı olan uzaylımız dünyaya insanları araştırmak için geliyor ve geri dönüş için kullanacağı cihazı bir insan tarafından çalınıyor. Ve bu bilim adamı dünyadaki macerası böylelikle başlamış oluyor. Uzaylımız dünyaya çıplak geliyor (o kasları, edeleleri, minnoş seksapalitesini saymazsak) bebeklerin dünyaya geldiği gibi, doğum gibi… İnsanoğlunun hayat yolculuğunu bir uzaylı aracılığıyla bize sunuyor film. Bilim adamı uzaylımızın dünyaya geldiği zaman diliminde başka bir ülkede bir kadın (Jaggu) ve bir erkek (Sarfaraz) tanışıp aşık oluyorlar. Her şey günlük güneşlikken birbirlerinin dinini öğrenince bir soğuk rüzgar esiyor aralarında. Dünya üstünde en saf olması gereken olgu “Sevgi” iken birçok kirli duyguyla saptırılıyor, zora sürükleniyor. Rajkumar Hirani de PK ile din ve inanç kavramını sorgularken sevgi üstündeki etkisini de irdelememize vesile oluyor.

Doğduğumuzda ailemiz nedeniyle bir dine, kültürel inanca tabi oluyoruz otomatik olarak. Bunu biz belli bir zamana kadar seçemediğimiz için de tabi olduğumuz inancın gereklilikleri neyse onu yapıyoruz. Bir çoğumuz “dünyaya tekrar gelse” aynı ebeveynleri seçeceğini büyük bir içtenlikle dile getirir ama aynı ülke, kültürel inanç için aynı şeyleri söyler mi tartışılır. İşte film de bu “ailenin tabi olduğu inanca tabi olmadan kendi inancımızı seçmeye çalışsaydık neler yaşayabilirdik” sorusuna da biraz komedi, biraz trajedi ile cevap sunuyor bize. 

Doğumdan itibaren çevresel ve toplumsal dayatma ve etkilerle bir kalıba girersin. Kendi inancında, kültüründe “beyaz” saflık göstergesi olarak insanın en mutlu olduğu günlerden birinde kullanılırken –Gelinlik gibi– başka kültürlerde en acı günü temsil edebiliyor –Matem kıyafeti gibi- PK’nin de kültürel kavramlarla ve bu kavramların çatışmasıyla tanışması da “kıyafet” sembolünden start veriyor. Çıplak olarak dünyaya gelen ve hiç bir dili bilmeyen uzaylımız bu nedenle hiçbir kültüre de hakim değil şeklinde gösterilerek Tabula Rasa önermesini sunuyor. “Zihnimizde doğuştan gelen bir fikir yoktur, deneyimlerle tüm bilgiyi elde ederiz.” Filmde de çalınan geri dönüş kumandasını PK’nin bulmaya çalışma macerasında deneyimleriyle Tabula Rasa’sını nasıl doldurulduğunu adım adım görüyoruz. (Para kavramını öğrenmesi, terliklerini çaldırmamak için yöntemler üretmesi gibi…)

pk-konusu-nedir
PK

Öğrenmeye aç çocuklar gibi her şeyi sorgulaması, anlamlandırmaya çalışması dışında dil kavramını öğrenmek için dokunması gerekiyor. Dünya üzerinde beden dili kavramı içinde herkes tarafından kabul görmüş “sevgi en iyi dokunarak geçer” önermesine gönderme olduğunu düşündüğüm bu hareket çok güzel sorgulanmış. PK erkeğin elini tutmak istese ayrı bir tepki alıyor, kadının elini tutmak istese apayrı… Çözemediğim ya da anlam veremediğim şey elini tutma sürecinin 6 saat olmasının bir anlamı var mı? 

Film boyunca aradığını bulabilmek adına çaresizce bir dinden bir diğerine sürüklendi PK. Bu yolculuğunda vaftiz de oldu, çile yolu için kendini de kırbaçladı… Tanrıya ulaşmak için “onun her istediğini” yaptı ve sonunda bir yanlış numara araması onun sorgulamasını tetikledi. Bu konuyla ilgili kurduğu en güzel cümle de Jaggu ile arasında geçen şu diyalogda mevcut: “Babandan bir şey istediğinde “sana onu alırım ama benim için yuvarlanman lazım?” diyor mu hiç?” Şimdiye kadar ki inanç kavramı sorgulaması çerçevesinde en vurucu cümle bu olabilir. Tamamen saf doğup daha sonra dogmatik ve pragmatik ögelerle bu saflığı kaybeden insanoğlunun inanç kavramını ve bu inanç sürecinde ne kadar yanlış yollara sapabileceğini kimseyi incitmeden naifçe işliyor. Dinleri ve inanç kültürünü Deizm çerçevesinde anlattığı konusunda herkes hemfikir olsa da aynı zamanda panteizm (tüm tanrıcılık) ve özellikle politeizm (çok tanrıcılık) çerçevesinde de inançları, bu inançların oluşturduğu kültürel farklılığı sorgulayan, Tanrının bizi duymayışını “wrong number” iddiasından işlese de Transteizme (tanrı var, evreni yarattı sonra da ortadan kaybolduculuk gibi birşey. Tam kelime karşılığı yok) selam çakan film dinlerin kötücül ellerde ne kadar hasar verebileceği ve ne denli tehlikeli silaha dönüşebileceğini, bunun sonucu olarak da insanların tanrı yerine insana tapmaya başlayacağı, insana ibadet edeceği yönünde çıkarımları Rajkumar Hirani tarafından renklerle ve zaman zaman güldürecek sahnelerle sunuluyor bize. 

Filmin sonuna doğru PK ile Her şeye Kadir Olanın karşılaşması öncesi PK’nin arkadaşının geldiği trenin bombalanması ise bağnazlığın boyutunun ulaşabileceği şiddet seviyesi ve tüm inanç sistemini etkileyen en büyük kavramın “korku” olduğu gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarptı. Özellikle; “Bir türlü oturtamıyordum düşüncemi. Artık anlıyorum. Bütün her şey korku yüzünden. Yanlış numara meselesi sadece dalga geçmek için değilmiş; korkularımızdan da faydalanmak içinmiş.” repliğinde bu ayrımı bize açıklıyor PK. 

Sadece korku kavramı etkin rol oynamıyor inanç sisteminde. Aynı zamanda “umut” da inanç sisteminin mihenk taşı aslında. Bu da Tanrı inancının insana ne kadar umut verdiğini anlattığı konuşma olan Her şeye Kadir Olan Liderle TV’de canlı yayındaki karşılaşmasında geçiyor. Yalansız, riyasız, yeni doğmuş bebek gibi saf olan birisine yalan söylemeyi öğretebilecek kadar yozlaşmış ve özünü unutmuş ırk olarak düşünme ve sorgulama yetisini bir an önce kullanabilmemiz dileğiyle. Son olarak Rajkumar Hirani’nin bu filmi çekme konusunda Mahsun Kırmızıgül’den feyz aldığını söyleyebilirim. Sonuçta “hepimizzzz kardeşizzzz bu öfke ne diyeeeee” Çok çok uzattım farkındayım, affola daha çok yazasım var da başınızı daha şişirmek istemediğim için sözlerime burada son vermek istiyorum.

Pk (PeeKay) Filmine Puanım 

Sinemalar.com ‘a göre 8,8/10 puan alan film İMDb oylamasında 8,1/10 puan almış. Benim bakış açıma göre bu film 9/10 ‘dan aşağı puanı hak etmiyor. Daha da yüksek puan vermek isterdim ama kült filmlere haksızlık olur diye bu puanı uygun buldum yoksa herhangi bir puan kırılacak noktası yok filmin.

Bir diğer yazımız olan ” Disenchantment ” incelememiz de ilginizi çekebilir

9.0

    Yorum Yap

    Yazar Hakkında

    izlerseniz başka insanların hayal penceresinden bakabilirsiniz ama yazarsanız kendiniz başka hayal dünyaları yaratabilirsiniz...

    Yorum Yap

    Yorumlar (4)

    1. zeynep00_avatar

      Aamir khan filmlerini her zaman sevmişimdir. Bu filmine benim de puanım 9

      • kalemini-kaybeden-yazar_avatar
        4 ay önce

        Pek bilinmeyen bir filmini tavsiye edeyim söze o zaman izlemediyseniz; rang de basanti. Film için aynı düşüncede olduğumuza da çok memnun oldum

        • binhayalet99_avatar

          Benim nedense o kadar ilgimi çekmiyor aamir khan filmleri. Tabi zevkler ve renkler farklıdır…

          • kalemini-kaybeden-yazar_avatar
            4 ay önce

            2-3 sene öncesine kadar ben de aynı şeyi düşünüyordum. Hatta sadece Aamir Khan filmleri için değil tüm Bollywood filmleri için kara listemde yerleri vardı. Sonra başka ülkelerin filmlerine şans verdikçe bu ön yargım kırıldı. Bazen kaliteli işler çıkabiliyor içinden. Tabi ki zevk meselesi olduğu için anlıyorum ne demek istediğinizi

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir